aramak

-i
1. 寻找, 找: petrol \aramak 勘探石油 Aradığım kitabı hiçbir yerde bulamadım. 我要找的书到处都没有找到。Kaybettiği parayı arıyor. 他正在寻找他丢失的钱。
2. 寻求: Çok ev aradım, ama hiçbir yerde rast gelmedim. 我看了很多房子, 但没找到(合适的)。Fabrikada üretimi artırmak için yeni yöntemler arıyorlar. 他们正在想新的办法提高工厂的生产。
3. 聘请, 聘用
4. 坚持要求, 一再要求: Hakkını arıyor. 他一再坚持自己的权利。
5. 搜查, 检查: Polis evini aradı. 警方搜查了他的家。
6. 拜访, 探访: Beni arayan soran oldu mu? 有人找过我吗?Bir bayan sizi arıyor. 有位女士在找您。Komşular bizi eskisi gibi aramaz oldular. 邻居们不象以前那样来串门。
7. 想念, 思念: Bebek annesini arıyor. 孩子要妈妈。Seni çok arıyorum. 我现在很想你。Sigarayı bıraktım, hem hiç aramıyorum. 我已经把烟戒了, 现在一点也不想抽了。
8. 回忆, 想, 回想: Sabahtan beri sokağın adını arıyorum. 从一大早我就在想这条街叫什么名字。
9. 在(某个地方): Sen burada ne arıyorsun? 你怎么在这里?
10. 找倒霉: Belânı mı arıyorsun? 你找倒霉呢?
◇ \aramak taramak 仔细寻找, 细细地找 \aramakla bulunmak 可遇不可求 arayıp da bulamamak 打着灯笼都难找 arayıp soranı bulunmamak (或 olmamak) 举目无亲, 没人管没人问, 孤独: arayıp soranı olmayan bir hasta 一位举目无亲的病人 -i arayıp sormak 问寒问暖, 看望 -i arayıp sormamak 不闻不问, 漠不关心 arayıp taramak 仔细寻找, 细细地找
◆ Arama! 别找了!他不在!没有了: Bizde para pul arama. 我们已是分文皆无。Aramakla bulunmaz. 踏破铁鞋无觅处, 得来全不费工夫。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • aramak — i 1) Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı. S. F. Abasıyanık 2) Araştırmak, yoklamak Ceplerini aramak. 3) Ziyarete, hatır sormaya gitmek Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran! B. Felek 4) Bir şeyin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aramak taramak (veya arayıp taramak) — dikkatle aramak, çok aramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • parmağını aramak — (birinin) ilgisini, bağlantısını aramak, kurulan düzeni araştırmak Bu polemik kampanyasında bazı gizli teşekküllerin parmağını aramak gerektiği fikrinde idi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzını aramak (veya yoklamak) — ağız aramak Bazı yorumcular karşısındakinin ağzını aramak, gerçek düşüncesini öğrenmek için böyle karamsar görünme yolunu tuttuğunu savunuyorlar. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bahane aramak — bir işi yapmamak için sebep aramak Yalnız kalmak için bahaneler arayan sendin. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bucak bucak aramak — her yerde aramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • delik deşik aramak — her yerde aramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaçacak delik aramak — korku ile saklanacak yer aramak O adam onları aşağıladıkça utancından kaçacak delik arayan Âşık Ali ye acıyordu. Y. Kemal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kusur aramak — yanlışını, eksikliğini, elverişsizliğini aramak Hepsi de yeni gelende bir kusur arıyorlar. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maraza aramak — çekişmek, olay çıkarmak için bahane aramak İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cepten aramak — (birini) bir kimseyi cep telefonundan aramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.